Altı kişilik ailenin yarısı yok oldu

Adıyaman Yavuzselim Mahallesi’nde Basri ve Manoyla Fidan çifti ile dört çocuğunun oturduğu Berk Apartmanı, ilk depremde yıkıldı.

Depreme Şanlıurfa’da yakalanan servis şoförü Basri Fidan, sarsıntıyı hisseder hissetmez yola çıktı ve bir saat sonra evine ulaştı. Evinin yıkıldığını gören Fidan, elleri ve tabakla enkazı kazıp, depremden dört saat sonra oğlu Ahmet Efe’ye ulaştı. Ahmet Efe iyiydi.

Daha sonra iş makineleri devre girdi. Depremin 26’ncı saatinde Basri Fidan’ın kızı Ecrin Aysel ile annesi Elif Fidan (80) sağ kurtarıldı. Basri Fidan’ın eşi Manolya, lise son sınıf öğrencisi kızı Zehra ve Balıkesir’deki Milli Savunma Üniversitesi’nde 1’inci sınıf öğrencisi olan Ferhat Fidan’ın (20) ise cansız bedenlerine ulaşıldı. Depremde 3 ferdini kaybeden aileden geriye ise mutlu günlerdeki fotoğrafları kaldı.

‘EVE DOĞRU KOŞMAYA BAŞLADIM’

Depremden 20 gün sonra oğlu ve kızını yanına alan Basri Fidan, Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki ağabeyi Saim Fidan’ın evine yerleşti.

Basri Fidan yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Çalıştığım için depreme Şanlıurfa’da yakalandım. Hemen aileme telefon ile ulaşmaya çalıştım. Ulaşamayınca akrabalarımı aradım. Kimseye ulaşamadım ve yola çıktım.

1 saat sonra Adıyaman’a ulaştım. Yola doğru çöken binalar, bağıran ve ağlayan insanları gördüm. Kıyamet gibiydi. Hemen arabamı bırakıp, eve doğru koşmaya başladım.

Evimin de olduğu bina ile birlikte çevresindeki 6 bina daha çökmüştü. O sırada şoka girdim. Birileri bana çocuklarımı kurtaracağımızı söylüyordu. Teselli etmeye çalıştılar.”

‘TIRNAKLARIM İLE KAZIYIP, OĞLUMA ULAŞMAYI BAŞARDIM’

Yaşadığı ilk şoku atlattıktan sonra toprağı elleri ile kazmaya başladığını anlatan Fidan şöyle devam etti:

“Elimizde herhangi bir alet yoktu. Yardıma koşan da eli boş gelmiş; çaresiz bir şekilde enkaz etrafında koşuyordu. Tüm bina iç içe girdiği için öncelikle daireyi bulmaya çalıştık. İçeri girdik, üst komşumun sesini duyduk. Ona enkazda aşağıya doğru seslenmesini istedim. Küçük oğlum Ahmet Efe’nin sesini duyduğunu söyledi.

4 saatin sonunda tırnaklarım ile kazıyıp, oğluma ulaşmayı başardım. Sonra bir iş makinesi ayarladık. Ahmet, ablası ile aynı odada kalıyordu. Ahmet’i enkazdan çıkardığımızda ablasının öldüğünü söyledi. Korkmasın diye bayılmış olabileceğini söyledim. Fakat Zehra’yı enkazdan çıkardığımızda hayatını kaybetmişti.”

‘EŞİMİ VE 2 ÇOCUĞUMU BİRBİRİNE SARILI HALDE BULDUM’

Eşi Manolya ile çocukları Ferhat ve Ecrin Aysel’i enkazdan birbirine sarılı halde çıktığını belirten Basri Fidan, “Annem Elif Fidan’ı enkazdan sağ çıkardık ama 1 gün sonra vefat etti. 26 saat sonra eşim, büyük oğlum ve küçük kızıma ulaştım.

Onları birbirine sarılı halde buldum. Annesi ve oğlum hayatını kaybetmişti ama kızım nefes alıyordu. Elimize geçen kaşık ve tabaklar ile tünel kazar gibi aile fertlerime ulaştım. 25 saatte bir oda kadar yol alabildik. Parmaklarım enkazı kazırken yaralandı. Daha yeni yeni düzelmeye başladı” dedi.

‘AİLEMİ, EVİMİ, İŞİMİ, HER ŞEYİMİ KAYBETTİM’

2’nci büyük depreme de yakalandıklarını ancak ilk depremin çok daha şiddetli hissedildiğini söyleyen Fidan, “Depremde ailemi, evimi, işimi, her şeyimi kaybettim. Manisa’da ağabeyimin yanına sığındık. Ne yapacağımızı bilmiyorum. Maddi, manevi durum ortada. Üzerimdeki kıyafetler bile bana ait değil. Hayırseverlerin dağıttığı kıyafetleri giyiyorum. 2’nci depreme de yakalandık. Ama ilk depreme uykuda yakalandığımız için mi bilmiyorum; sarsıntı çok büyüktü. Bir türlü durmuyordu. Kıyametin koptuğunu sandık” diye konuştu.

Bu arada, Basri Fidan’ın annesi Elif Fidanın yarıyıl tatili içi gelen torunu Ferhat Fidan’ı görmek için oğlunun evinde kaldığı öğrenildi. (DHA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir