Bankalarda haciz stokları tükendi

Aysel YÜCEL

Yakın döneme kadar sayıları binlerle ifade edilen bankaların hacizli gayrimenkul ve araç stokları, kredinin geri ödeme döneminde yaşanan aşırı fiyat artışlarıyla neredeyse tamamen tükendi. Kredi borcunu ödeyemeyenler, bankanın üzerinde ipoteği bulunan araç ve konutlarını satışa çıkararak borcunu kapatma yoluna gidiyor. Bankanın haczettiği az sayıdaki araç ve konutlar ise, ana para ve faizini birkaç katına katlayan fiyatlar nedeniyle oldukça kısa süre içinde satılıyor. Bankaların internet sitelerinde satılık gayrimenkul ve araç sayısı rekor denecek seviyede azaldı. Birçok bankanın sitesinde satılık araç yer almazken, gayrimenkul satışlarının ise konuttan ziyade işyeri ve arsa ağırlıklı olması dikkat çekiyor. Bazı bankalarda icralık araç sayısı sıfırlanırken, bazılarında ise 10’u geçmiyor. En fazla icradan satılık araç ilanının bulunduğu bankalardan biri olan Ziraat’te sadece 34 araç satışta.

Piyasanın yüde 15-20 altında fiyatla satılıyor

Bankalar gayrimenkullerde olduğu gibi icra yoluyla eline geçen taşıtları direkt teklif usulü ya da e-ihale yoluyla satıyor. Bu satışlar ya bankaların kendi sitelerinde ya da online aracı kurumlar üzerinden satışa sunuluyor. Bu araç satış ihalelerinin başlangıç bedelleri oldukça ekonomik oluyor. Çünkü bankalar bu araçları satarken, bayi ve galerilere göre çeşitli vergi avantajına sahip. Çoğunlukla bu araçlar ihale sonrası piyasasın yüzde 15-20 oranında daha ucuza satılıyor. Yakın döneme kadar bankaların elinde binlerce satılık araç bulunuyordu. Şimdi ise neredeyse tüm bankalardaki satılık araçların sayısı 100’ü geçmiyor.

Bankaların elinde sınırlı sayıda araç olmasının iki temel nedeni bulunuyor. Çip krizi nedeniyle piyasada arz-talep makası açılırken otomobil fiyatlarının hızla yükselmesi otomobili daha değerli bir ürün haline getirdi. Bulunurluk sorunu nedeniyle ikinci el otomobil fiyatının sıfıra yaklaşması hatta bazı durumlarda sıfırı geçmesi, otomobili en cazip yatırım araçlarından birine dönüştürdü. Konuştuğumuz sektör temsilcileri, şu anki piyasada hiçbir tüketicinin 100 bin-200 bin TL kredi borcu için otomobilini haczettirmeyeceğini söylüyor. Çünkü sadece bir yıl önce 300 bin TL’ye alınan bir aracın fiyatı iki katından fazla artmış durumda. Dolayısıyla kredisini ödemekte zorlanan biri aracını bankaya kaptırmaktansa satarak borcunu kapatmayı tercih ediyor. Diğer yandan, icraya düşen araçlar da piyasadaki arz sorunu nedeniyle eskiden daha hızlı satılıyor. Benzer durum konut tarafında da yaşanıyor.

Taşıt kredisi artıyor, sorunlu kredi payı azalıyor

DÜNYA’ya konuşan Garanti BBVA Tüketici Finansmanı Direktörü Koray Öztopçu, son dönemde bankalarda hem taşıt hem bireysel kredi kullanım oranlarında artış olmasına rağmen sorunlu kredilerin toplam kredilere oranında azalmaya dikkat çekti. Öztopçu, pandemiyle birlikte otomobilin tüketici için en temel ihtiyaçlarından biri haine geldiğini vurgulayarak, “İnsanlar bir noktadan başka noktaya gitmek için farklı araçları kullanmak istemiyor. Dolaysıyla artan talebe bağlı olarak satışlar artıyor. Dolaysıyla taşıt kredi oranları ve bireysel kredi oranları da artıyor. Özellikle BDDK’nın şubat ayında kredi vade oranlarını artırması da piyasayı hareketlendirdi. Bankalar ve finansman şirketlerinden sağlanan taşıt kredileri pazarı hızlı bir büyüme göstererek 126 milyar TL’ye ulaştı. Bunun yaklaşık 27 milyar TL’sini bireysel müşteri oluşturuyor. BDDK’nın düzenlemesi öncesinde bu rakam 18 milyar TL’ydi” diye konuştu. Kredi kullanımındaki artışa karşın takibe düşen müşteri sayının çok düşük seviyelerde olduğunu söyleyen Öztopçu, “Otomotivde kredi borcunu ödeyemediği için takibe düşen tüketici neredeyse yok gibi. Çünkü müşteri elindeki o değerli ürünü kaybetmek istemiyor” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.