Dibine Kadar İndik: Dante ile Cehennemin Dokuz Katını Geziyoruz!

Dünya edebiyatının en büyük başyapıtlarından biri olan ve aynı zamanda Dante’nin idamına sebep olan İlahi Komedya üç bölümden oluşur: Cehennem, Araf ve Cennet. Bugün Dante’nin cehennem tasvirini derinlemesine inceleyeceğiz. Dante’ye göre cehennem kaç katlıdır? Hangi katta ne vardır? Bakalım Dante’nin yarattığı Cehennem’in katlarını nasıl bulacaksınız?

Kaynak: https://twitter.com/culturaltutor/sta…

Dante’nin İlahi Komedya’sını okumadıysanız bile adını duymuşsunuzdur. Inferno, Dante’nin 700 yıl önce yazdığı İlahi Komedyası’nda adı geçen 9 kattan oluşan cehenneme verilen addır.

Dante‘nin; idamına sebep olan İlahi Komedya’sı cehennem, araf ve cennet yolculuğundan oluşur.

Bugün, Dante’nin 9 çemberden oluşan cehenneminde bir yolculuğa çıkacağız. 

Dante görüldüğü gibi çemberleri aşağı doğru daralacak şekilde yapmış ve günahları daha büyük olanlar daha dipte olacak şekilde dizayn etmiştir.

Hikaye, 1300 yılında Kutsal Cuma gününden önceki Perşembe günü gece yarısı karanlık bir ormanda başlar.

Dante, eski Romalı şair Virgil’in hayaleti onu kurtarmadan önce üç canavar – bir aslan, bir leopar ve bir kurt – tarafından takip edilir.

Virgil, kişisel kurtuluş yolculuğunda Dante’nin Cehennemden geçmesine yardım etmesi için gönderilmiştir.

Ormanı terk ederler ve yer altı dünyasının kapısına ulaşırlar, bu kapıların üzerinde şu sözler yazılıdır: ‘Ey buraya girenler, tüm umutlarınızı dışarıda bırakın.’

İlk önce cehennemin dış köşelerine gelirler. Burası kötülük yapmamış ama aynı zamanda iyilik de yapmamış olan insanlar için ayrılmıştır.

Bu grup cehennemin tam içinde de sayılmaz ama dışında da değildir. Acheron Nehri kıyılarında kapana kısılmış, eşek arıları tarafından takip edilen, kan ve gözyaşlarıyla beslenen kurtçuklarla çevrili bir gruptur bunlar…

Kayıkçı Charon, Dante ve Virgil’i Limbo’ya götürür. Burası Birinci Çember’dir. Burası vaftiz olmamış olsa bile yine de erdemli hayatlar yaşayanlar içindir.

Burada Homer gibi şairler aynı zamanda Platon, Jül Sezar, Selahaddin gibi kişiler vardır.

Gelelim İkinci Çember’e. İkinci Çember şehvet suçluları içindir ve onlar şiddetli bir kasırga tarafından sonsuza dek havada dönmeye mahkum edilirler.

Buranın girişi Minos tarafından korunmaktadır. Cehenneme bu kapıdan giren herkes günahlarını ona itiraf etmelidir; sonra Minos o kişileri cehennemde ait oldukları yerlere gönderir.

Üç başlı köpek Cerberus tarafından korunan Üçüncü Çember, oburluktan suçlu olanlar içindir.

Yiyecek, alkol, ahlaksızlık ve lükste aşırıya kaçanlar içindir bu katman.

Bu doymak bilmeyen obur insanlar, hiç bitmeyen soğuk bir ortamda, kötü kokulu bir pislik yağmurunun ürettiği kokuşmuş bir balçıkta yaşamaya zorlanıyor.

Dördüncü Çember açgözlülükten suçlu olanlar içindir. Gereğinden çok daha fazla parayı biriktirenler veya onu çarçur edenler içindir bu katman.

Bu iki grup, büyük ve ağır çuvallarla sonsuza kadar birbirleriyle savaşmak zorunda kalmaktadır.

Beşinci Çember, Styx Nehri’nin kendisidir, öfkelilerin mahkum edildiği devasa bir bataklıktır.

Aktif olarak öfkeli olanlar pis kokulu çamurun yüzeyinde birbirleriyle savaşırken, sessizce öfkeli olanlar altında sessizce yuvarlanırlar.

Beşinci Çember’den sonra, melekler tarafından korunan ve Styx ile çevrili Yeraltı Şehri “Dis” gelir. Burası cehennemin alt kısmına girişi işaretler.

Dante ve Virgil, Phlegyas tarafından bataklıklardan geçerek Dis kapılarına götürülür; şehri burada arka planda görebilirsiniz.

Dante ve Virgil, bir meleğin yardımıyla Dis’e girerler. Dis’e girdikten sonra, karşımıza sapkınların yanan mezarlara hapsolduğu Altıncı Çember çıkar.

Buradaki insanlar arasında filozof Epicurus ve Kutsal Roma İmparatoru II. Frederick yer alır.

Yedinci Çember’e gelince burada 3 halka görüyoruz. Bu halkalardan ilki, Büyük İskender ve Hun Attila gibi katiller ve savaş çığırtkanlarını içeren komşulara yönelik şiddet içindir.

Buradaki insanlar ceza olarak kaynayan kan nehrine batırılırlar.

İkinci halka, kendine şiddet uygulayanlar, üçüncü halka ise tanrıya karşı şiddet uygulayan kâfirler içindir.

Bu kişiler sürekli bir alev yağmuru altında yaşamakla cezalandırılırlar.

Yedinci Çember’den ayrıldıktan sonra Dante ve Virgil, Sekizinci Çember’e dökülen devasa bir şelaleyle karşılaşırlar.

Oraya gitmek için Geryon adında garip bir canavara binerler.

Malebolge olarak bilinen Sekizinci Çember her biri farklı dolandırıcılık türleri için olan on hendeğe bölünmüştür.

İlkinde olan tacizciler iblisler tarafından kırbaçlanır. İkincisinde ise dalkavuklar dışkıya gömülür.

Üçüncü hendekte, dini sömürenler yani dini rüşvet aracı olarak kullananlar sonsuza dek baş aşağı şekilde taş deliklere koyulurlar ve dışarıda kalan ayakları da alev alev yanar.

Papa III. Nicholas burada olanlardan biridir.

Dördüncü hendekte büyücüler, müneccimler, falcılar ve sahte peygamberler vardır.

Cezaları, nereye gittiklerini göremeyecekleri şekilde başlarının geriye doğru çevrilmesidir.

Beşinci hendekte, yozlaşmış politikacılar, şantajcılar ve gaspçılar kaynayan katran gölüne daldırılır. Bu esnada, Malebranche denen iblisler, kaçmaya çalışırlarsa onları parçalamak üzere hazırdır.

Altıncı hendekte münafıklar kurşundan cübbeler içinde dolaşmaya zorlanır.

edinci hendekte hırsızlar; kertenkeleler, yılanlar ve diğer vahşi sürüngenler tarafından diri diri yenir.

Ve sekizinci hendekte, başkalarına hileli şeyler yapmalarını tavsiye edenlerin her biri, büyük dev alev topunun içinde derin bir çukurda dolaşırlar.

Dokuzuncu hendekte, siyasi olarak bölücü olan kişiler, kılıçlı bir iblis tarafından parçalanıyor. Bazılarının uzuvları veya kafaları kesilmiş, bazıları da tamamen parçalanmış.

Onuncu hendekte sahtekarlar ve yalancılar, kaşıntıdan deliye dönmelerine neden olan korkunç cilt hastalıklarından muzdariptir.

Sekizinci Çember’in kenarında, duvarlarına zincirlenmiş devlerden oluşan bir halka ile çevrili geniş bir kuyu vardır.

Devlerden biri, Dante ve Virgil’in kuyunun dibine inmesine yardım eder.

Ve böylece, ihanetten suçlu olanların acı çekmeye mahkum edildiği Cehennem’in en derin kısmı olan Dokuzuncu Çember’e varırlar.

Burası dört katmanı olan geniş, donmuş bir göldür. Buradakilerin ihanetleri ne kadar kötüyse, merkeze o kadar yakındırlar. 

Cain ve Mordred buradaki insanlardan sadece ikisi.

Son olarak, Cehennem’in dibinde, Dünya’nın tam merkezinde, geniş ve buzlu bir mağarada, Tanrı’ya ihanet etmenin nihai ihaneti için beline kadar donmuş üç başı olan devasa bir canavar olan Lucifer vardır.

Yahuda, Brutus ve Cassius’u üç ağzıyla yer.

Ve nihayet bitti… Dante ve Virgil, Cehennem’in eş merkezli dairelerinin dibine ulaştılar.

Buradan sonra bir yer altı geçidinden Dünya’nın uzak köşesine tırmanırlar ve İlahi Komedya’nın bir sonraki bölümünün başladığı Araf Dağı’na varırlar…

Dante’nin Cehennem’i yedi yüzyıl önce yazıldı ve Araf ve Cennet’e yaptığı yolculukla ilgili anlatımıyla birlikte İlahi Komedya’yı oluşturdu.

Dante’nin eseri, tam yedi yüzyıl boyunca okurlarını büyüledi, korkuttu ve aynı zamanda ilham verdi.

İlahi Komedya, öyle özel bir yapıt ki, ona benzeyen başka bir edebiyat eseri yok.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir