Mehmet Cengiz ve ortakları Cennet Koyu’na nasıl çöktü?

Muğla’nın Bodrum ilçesinde bulunan ve bölgenin en değerli arazisi olarak bilinen Cennet Koyu’ndaki 700 dönümlük arazi, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 1 Haziran 2010 tarihli kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındı.

Mülkiyeti Hazine’ye ait olan ve halk arasında ‘Cennet Koyu’ olarak bilinen 423 No’lu parselin satış ihalesi, 12 Temmuz 2012 tarihinde yapıldı. Birgün’den Uğur Şahin’in haberine göre 2 milyar 100 milyon TL değerindeki kamu arazisini ‘beşli çete’nin güzide üyesi Mehmet Cengiz ile Fettah Tamince’nin “Bodrumbir” isimli şirketi, Ziraat Bankası’ndan 277 milyon TL “usulsüz kredi” çekerek aldı.

Konunun yargıya taşınması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, söz konusu ihaleyi iptal etti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, “…tamamı 2. Derece doğal sit alanı ve 3. Derece arkeolojik sit alanında, kısmen de 1. Derece arkeolojik sit alanında kalan uyuşmazlık konusu parselin özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ve sonrasında özelleştirilmesinin amacının işlem tesis edilirken gösterilmediği, Yasa’da belirtilen ‘ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak’ amacı gözetilmeden tesis edildiği anlaşılan işlemde hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı” ifadelerini kullanarak satış ihalesinin iptaline kesin olarak karar verdi.

İŞLEM TESİS EDİLMESİN

Fakat bu karara rağmen hiçbir işlem yapılamadı. Zira yargı kararına rağmen taşınmazların geri alınmasına dair hiçbir işlem yapılamamasının arkasında Cumhurbaşkanlığı’nın 25 Aralık 2018 tarihindeki 506 sayılı kararı yatıyordu. Cumhurbaşkanlığı kararında, söz konusu ihaleye dair, özetle şu ifadeler yer alıyordu:

“Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen 8 Aralık 2016 tarihli iptal kararı ile ilgili olarak bir işlem yapılmamasına ve taşınmazların geri alınmasına yönelik olarak herhangi bir işlem tesis edilmemesine…”

Ahmet Toker ve Süheyla Kasal isimli yurttaşlar adına süreci takip eden avukat Şükrü Üstek, Danıştay’a yaptığı başvuruda; iptal kararının uygulanması için idareye başvurduğunu ancak herhangi bir cevap verilmediğini, kararların gereğini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu fakat soruşturma izni verilmediğini bildirdi. Av. Üstek, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kararının iptali yolundaki kararın kesinleştiğini, idareye tekrar başvuruda bulunduğunu ancak yine herhangi bir yanıt alamadığını vurguladı. Av. Üstek, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından dava konusu Cumhurbaşkanı kararına istinaden işlemin tesis edilmediğinin daha sonradan öğrenildiğini belirterek, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

OYBİRLİĞİYLE ALINDI

Danıştay’a açılan davada, Cumhurbaşkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı “davalı”, “Bodrumbir Turizm Yatırım A.Ş.” ise müdahil oldu. Danıştay 13. Daire, 23 Mart’ta oybirliğiyle aldığı kararda, Cumhurbaşkanlığı kararının yürütmesini durdurdu. Kararda özetle şu ifadeler yer aldı:

ANAYASAL ZORUNLULUK: Her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tabi olan idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda Anayasa’nın 2. Maddesi’nde kabul edilmiş olan ‘hukuk devleti’ ilkesinin de bir gereği olup, idarenin yargı kararlarını aynen ve gecikmeksizin uygulamasının anayasal bir zorunluluk olduğu kuşkusuzdur.

HUKUKA AYKIRI: Satış ihalesinin iptaline kesin olarak karar verilmiş olduğu halde Cumhurbaşkanlığı’nın kararı ile bu yargı kararının uygulanmaması sonucunu doğurucak nitelikte işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan dava konusu işlemde hukuki ve fiili imkansızlıklar dikkate alınarak Danıştay İdari Dava Daileri Kurulu’nun 8 Aralık 2016 tarihli kararı ile ilgili olarak işlem yapılmamasına karar verildiği belirtildiği, ancak söz konusu yargı kararının uygulanmasını imkânsız kılan gerekçelere yer verilmediği ileri sürülen fiili ve hukuki imkânsızlıkların da kabul edilebilir olmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle yürütmenin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.

KARAR UYGULANMADI

Süreci BirGün’e anlatan Avukat Şükrü Üstek, şöyle dedi: “Danıştay’ın kesin kararı üzerine tüm kurumlarla yazışma yapıldı, ‘Taşınmazı Hazine’ye geri iade edin’ diye yazı gönderdik, mahkeme kararını uygulayın’ dedik. Fakat hiçbiri kararı uygulamadı. Uygulamayanlar hakkında suç duyurusunda bulunduk, takipsizlik verildi.

En son Cumhurbaşkanlığı kararının da yürütmesi durduruldu. Şu anda tapu fiilen Cengiz’in üzerinde ama içi boş bir tapu. Bu özelleştirme iptal edildiği için, boş tapu olarak duruyor. Ziraat Bankası’ndan aldıkları krediyle aldılar burayı. Bir bankadan kredi alınacaksa eşzamanlı yapılır. Bir yandan tapu geçer, bir yandan da ipotek konur. Bunlar hiç ipotek koymadan tapuyu üzerlerine geçirdiler. Gelinen noktada mahkemeden kredinin ödenip ödenmediğine dair bilgi talep edeceğim ama cevap vermiyorlar. Bodrumbir Turizm Yatırım A.Ş. Mehmet Cengiz payını oğlu Uğur Cengiz’e, Fettah Tamince de kardeşi Ali Tamince’nin üzerine geçirdi.”

Krediyi Ziraat Bankası’ndan aldılar

Sedat Peker’in Demirören Holding’in Ziraat Bankası’ndan aldığı 750 milyon dolarlık krediyi ödemediğini iddia etmesiyle, söz konusu banka bir süredir gündemde. ‘Cennet Koyu’ olarak bilinen bölgedeki 700 dönümlük arazinin alınmasında da “usulsüz kredi” gündeme gelmişti.

Söz konusu ihaleyi Mehmet Cengiz ve Fettah Tamince’nin kazanması üzerine, ihale bedeli olan 277 milyon TL’nin Cengiz ve Tamince tarafından Özelleştirme İdaresi’ne ödenmesi gerekiyordu. Fakat Cengiz ve Tamince, ihale bedelini Ziraat Bankası’ndan kredi kullanarak temin etti. Bankalar, yasa gereği satış işlemi ile ipotek işlemini tapuda eşzamanlı olarak yerine getirip, satış parasını tapuda imzalar atıldıktan sonra satıcının hesabına geçiriyor.

Ancak burada böyle olmadı. Ziraat Bankası’ndan alınan krediyle ihale bedeli olan 277 milyon TL, 26 Haziran 2013’te Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ödendi. 5 Temmuz 2013’te tapu Cengiz ve Tamince’nin üzerine geçirildi. Para ödendikten 13 gün sonra da Ziraat Bankası, taşınmaz tapu kaydı üzerine 180 milyon dolarlık ipotek tesis etti. Avukat Şükrü Üstek, bu işlemlerle ilgili olarak başta dönemin Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın olmak üzere ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunmuş ancak takipsizlik kararı verilmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir